4.Sınıf Fen ve Teknoloji Maddeyi Tanıyalım

Onur tarafından yazıldı.. Yayınlanma 4. Sınıf Fen ve Teknoloji Konu Anlatımı

Çevremizde insanlar, hayvanlar, dağlar, ağaçlar, taşıtlar, eveler, taş, toprak gibi milyonlarca sayıda canlı yada cansız varlık görürüz.
Canlı yada cansız olsun tüm bu varlıklar birer maddedir.
İşinde bulunduğumuz evremde hacmi ve kütlesi bulunan her varlık bir maddedir . Maddeleri ve maddelerden yapılmış cisimlerin özelliklerinin duyu organlarımızla algılıyabiliriz.

Çileğin tadını yiyerek anlaya biliriz.
Kolonyayı kokusundan anlaya biliriz.
Mermerin sertliğini dokunarak anlaya biliriz.

Duyu organlarımızla aldığımız maddeleri saydamlık-opaklık-matlık, sertlik- yumuşaklık, esneklik- berklik, sağlamlık- kırılganlık gibi özellikleriyle niteleriz.

SAYDAMLIK OPAKLIK
Işığı geçiren maddelere saydam, ışığı geçirmeyen maddelere opak maddeler denir. Cam, su, bazı plastik maddeler, hava saydam maddelerdendir. Tahta, demir, kitap, duvar, çelik tencere gibi maddeler ise opaktır.Bazı badeler ise ışığı tam olarak geçirmezler.
Bu tür maddelere yarı saydam maddeler denir.
Buzlucam, defter yaprağı, şeffaf poşetler, ışıklandırmada kullanılan kapaklar yarı saydam maddelere birer örnektir.

PARLAKLIK-MATLIK
Altın, gümüş, çelik çaydanlık, mermer, cilalı mobilya gibi cisimler parlak; halı yazı tahtası, silgi, kumaş gibi cisimler mat tır.

SERTLİK-YUMUŞAKLIK
Çevremizde gördüğümüz ve kullandığımız madde yada cisimlerin bazıları sert, bazıları yumuşaktır.
Taş, demir, tahta gibi cisimler sert, hamut, sünger, pamuk, lastik gibi cisimler yumuşaktır.

ESNEKLİK-BERKLİK
Lastik gibi maddelere kuvvet uygulayarak şekilden şekle sokabiliriz. Ancak esnek maddeler kuvvetin etkisi kalktığında eski şekillerine döner. Bu tür maddelere esnek maddeler denir.
Sünger, paket lastiği gibi maddeler esnektir.
Esnemeyen maddelere berk maddeler denir.
Kurşun kalem, mermer vazo, cam sürahi gibi berk maddeler esnetildiği zaman kırılırlar.

SUYU GEÇİREN-SUYU GEÇİRMEYEN
Bazı maddeler suyu geçirmezler. Bu tür maddeler suyun geçmemesi gereken durumlar. Şemsiye, sereyi örten naylon, su koyduğumuz bardak, çatıyı örten kiremit bu amaçla kullanlır.
Pamuk ve yünden yapılmış kumaşlar, toprak ve kum suyu geçiren maddelerdir. Şemsiyenin malzemesi suyu geçirmez.

KOKULU-KOKUSUZ
Çevremizde kokulu ve kokusuz bir çok madde bulunur.
Çiçek, meyve, kolonya, parfüm kokusu güzel;çöp kanalizasyon kokusu gibi kokular kötü kokulara örnek verile bilir.
Bazı maddeleri kokularından tanıya biliriz.
Hava, su, şeker, tuz, pirinç, can, demir, altın gibi bir çok maddelerin kokusu yoktur. Bu maddeleri koklayarak tanıyamayız.
Çiçekler güzel kokarlar.

KATI-SIVI
Katı yada sıvı bir çok madde vardır. Kalem, sıra, cam, taş, odu, kömür, duvar, çanta, kitap gibi maddeler katı maddelerdir.
Su, sıvı yağlar, kolonya, benzin, meyve suyu, süt, sirke gibi maddeler ise sıvı maddelerdir. Bu maddeleri görerek yada dokunarak tanıya biliriz.
Su sıvı bir maddedir.

PÜRÜZLÜ-PÜRÜZSÜS
Bazı madde yada elimizle dokunduğumuzda pürüzlü yada düzgün olduğunu anlaya biliriz. Taşın, tuğlanın, toprağın, ağaç gövdesinin, zımparanın yüzeyi pürüzlüdür. Cilalı bir masanın, camın, toprağın, televizyon ekranının, yere döşenmiş seramiğin yüzeyi pürüzsüzdür.
Ağaç gövdesi pürüzlüdür.

2-MADDELERİN ÖZELLİKLERİ
Maddeler yapılarına göre bazı özellikler gösterirler.
Mıknatıslık, suda batma yada yüzme özelliği maddelerin bu özelliklerindendir.

MIKNATISA ÇEKİLME
Mıknatıs demir, kobalt, nikelden yapılan maddeleri kendine çeker.
Bu tür maddelerden yapılan çivi, toplu iğne, ataç raptiye gibi maddeler mıknatıs tarafından çekilirler. Ağaç, cam, alüminyum, kauçuk gibi maddeler mıknatıs tarafından çekilmezler.
Mıknatıs demir dürü maddeleri çeker.

SUYU ÇEKME-ÇEKMEME ÖZELİĞİ
Bazı maddelerin su gibi sıvı maddeleri emme özelliği vardır.
Bu durum maddelerin gözenekli bir yapıya sahip olmasından kaynaklanır. Sünger, el bezi, kağıt peçete yada kağıt havlu gibi cisimler suyu emerken, plastik mermer, seramik, cam, tahta, metal cisimler suyu emmezler. Elbezi suyu çeker.

SUDA BATMA-YÜZME ÖZELLİĞİ
Maddelerin bazıları suda batmaz ve su üzerinde yüzerler. Şişe mantarı, plastik köpük, kağıt, tahta gibi maddeler suda batmazlar.
Metal para, silgi, taş, seramik ve cam parçaları suda batarlar.
Şişe mantarı suda yüzerken metal para batar.

3-MADDE-CİSİM-MALZEME-EŞYA

Evimizde, okulumuzda ve çevremizde bir çok madde ve bu maddelerden yapılmış çeşitli eşyalar görürüz.

Bu maddelerden bazıları hiç bir değişikliğe uğramadan aynı şekilde kalmışken bazıları değişikliğe uğrayarak cisim, malzeme yada eşya haline getirmişlerdir.

MADDE
Belli bir hacmi ve kütlesi olan her varlık bir maddedir.
Taş, toprak, ağaç, metal, cam, plastik, kağıt, kum gibi varlıklar birer maddedir.

CİSİM
Maddenin biçimlendirilmiş şekline cisim denir.
Bardak, silgi, kalem, kitap, bıçak, oyuncak, masa, ampul çeşitli
maddelerden yapılmış cisimlerdir.

MALZEME
Bir yada birkaç tanesini bir araya getirdiğimiz ve bir tüketim
maddesine dönüştürdüğümüz maddeler malzemeleri oluştururlar.
Un, tuz, su, maya gibi maddeler ekmeği oluşturan; kereste, çivi, tutkal gibi maddeler masayı oluşturan; çimento, kum, su gibi maddeler betonu oluşturan malzemelerdir.

EŞYA
Evlerimizde, okulumuzda ve daha bir çok yerde kullandığımız koltuk , halı, sandalye, çanta, kalem, silgi, ayakkabı, gömlek gibi cisimler birer eşyadır.

ALET
Maddeleri şekillendirmek, bir el işini yada onarımı gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış cisimlere alet denir.
Pense, tornavida, çekiç, tığ, oklava, kepçe birer alettir.

MADDENİN HALLERİ

Doğada maddeler katı, sıvı ve gaz olmak üzere 3 halde bulunurlar.

 1- KATI MADDELER

Belirli bir şekli ve hacmi olan maddelere katı maddeler denir.Dışarıdan bir etki olmadıkça katı maddelerin şekli ve hacmi değişmez. Taş, tuğla, tahta, silgi, kaşık, çatal, kitap, masa, televizyon gibi madde ve cisimler katı maddelerdendir.

2- SIVI MADDELER
Kullandığımız su, akarsular, göller, denizler, sıvı yağlar, meyve suları, süt, benzin, sirke gibi maddeler sıvı maddelerdir. Sıvı maddelerin belli bir şekli yoktur. Bu nedenle konuldukları kabın şeklini alırlar. Hacimleri bellidir. Ancak ısı etkisiyle hacimleri değişebilir. Sıvı maddeler akışkanlık özelliğine sahiptir.
Sıvı olmadıkları halde sıvı gibi akan maddelerde vardır.

Toz şeker, tuz un, toz deterjan, ince kum gibi maddeler konuldukları kabın şeklini alırlar. Bir kaptan başka bir kaba sıvı gibi aktarıla bilirler. Bu tür maddelerin sıvı gibi görünmelerinin nedeni çok küçük taneciklerden oluşmalarıdır.

3-GAZ MADDELER

Soluduğumuz hava, yakıt olarak kullandığımız doğal gaz ve likit petrol gazı ( LPG), kolonyanın, parfümün, soğanın kokusu, su buharı gaz halindeki maddelerdendir.Gaz maddelerin belirli bir hacmi yoktur. Gaz maddeler bulundukları kabı ve ortamı tamamen doldururlar.
Diğer bir özelliği de sıkıştırıla bilmeleridir. Örneğin araba lastiklerinin, topların içinde sıkıştırılmış hava bulunmaktır.

Makas, cetvel, silgi, kalem, kalem tıraş katı maddelerdir

Su, sıvı yağ,sirke, süt sıvı maddedir.hava gaz maddelerden oluşmuş bir karışımdır.
Şeker, tuz ve çay gibi maddeler sıvı maddeler gibi akışkandırlar.

Yakıt olarak kullandığımız mutfak gazının sıkıştırılarak sıvı haline getirildiği, havayla temas ettiğinde tekrar gaz haline geldiğini biliyormuydunuz?

MADDENİN ÖLÇÜLEBİLİR ÖZELLİKLERİ

Doğada bulunan tüm maddelerin kütlesi ve hacmi vardır.
Bu iki özellik de ölçüle bilir özelliklerdendir.
Maddelerin kütlesi yada hacmini görerek yada elimize alarak ölçemeyiz ancak tahmin edebiliriz.
Bu da yanıltıcı olabilir.Kütle ve hacim belirlenen ölçü birimleriyle ölçülür.

1- KÜTLE VE KÜTLENİN ÖLÇÜLMESİ
Bir maddenin değişmeyen madde miktarına kütle denir.
Kütle eşit kollu terazi ile ölçülür.
Bir cismin kütlesi her yerde aynıdır.
Kütle birimi gramdır.
Kilogram “kg” sembolü ile gram “g” sembolü ile gösterilir.
1000 gram= 1 kilogram dır.
Eşit kollu terazi ile kütle ölçülürken eşit kollardan birine standart kütleler diğer bölümüne ise tartılacak maddeler konur.
Günümüzde elektronik terazilerin kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır.

SIVILARIN KÜTLESİNİN ÖLÇÜLMESİ

Sıvı maddelerin büyük bir çoğunluğu litre ile ölçülür.
Fakat tahin, pekmez gibi akışkanlığı az olan sıvı maddeleri litre ile ölçmek zordur.Bu nedenle akışkanlığı az olan maddeler satılırken kütleleri ölçülür.

Boş kabın kütlesi ölçülür.
Kaba sıvı madde konur.
Kap dolu olarak tekrar ölçülür.

Sıvı bir maddenin kütlesini ölçmeden önce içine konulduğu kabın kütlesini bilmek gerekir. Bu nedenle önce kabın kütlesi ölçülür.
Boş kabın kütlesine dara denir.

GAZLARIN KÜTLESİNİN ÖLÇÜLMESİ
Gaz maddelerin kütleleri de sıvı maddelerin kütleleri gibi ölçülür.
Sıvıların ölçüsünde olduğu gibi önce gaz maddelerinin konulacağı kabın darası ölçülür. Daha sonra gaz madde doldurularak yeniden ölçüm yapılır. Son ölçüm ile ilk ölçüm arasındaki fark gaz maddenin kütlesini verir.

2-HACİM VE HACMİN ÖLÇÜLMESİ
Tüm maddeler bulundukları ortamda bir yer kaplar. Maddelerin kapladıkları yere hacim denir. Katı ve sıvıların hacimleri vardır.
Gaz maddeleri ise hacimleri değişkendir. Gaz maddeler bulundukları ortamı tamamen doldurabildikleri gibi basınç uygulandığı zaman da hacimleri küçüle bilir. Sıvı maddelerin hacmi dereceli silindir ile ölçülür.
Örneğin kolonyacı kolonyayı şişeye doldurmadan önce dereceli silindir ile ölçer. Sıvıların hacim birimi litre ( L) dir.
Süt, zeytin yağ, benzin gibi sıvı maddeler litre ile ölçülür.

DÜZGÜN OLMAYAN KATI MADDELERİN HACMİNİN ÖLÇÜLMESİ
Düzgün olmayan bir cismin hacmini ölçmek için sıvılardan yararlanılır.
Önce dereceli silindire belli bir miktar su konulur. Daha sonra hacmini ölçeceğimiz cisim dereceli kaptaki suyun içine atılır. Taşan su miktarı cismin hacmini verir. 

MADDENİN DEĞİŞİMİ

1-DOĞAL, YAPAY VE İŞLENMİŞ MADDELER

DOĞAL MADDELER
Doğadan olduğu gibi yada çok hazla yapısal değişikliğe uğramadan elde edilmiş maddelere doğal maddeler denir.
Doğal maddelerin bazıları da çeşitli işlemlerden geçirilerek kullanılır. Örneğin tuz doğal bir maddedir ve doğadan elde edildiği gibi kullanıla bilir. Şekerde doğal bir maddedir ve şeker pancarının yada şeker kamışının işlenmesi sonucu elde edilir. Ağaçtan elde edilen kereste ve tahta doğal bir maddedir. Günlük yaşantımızda kullandığımız altın, demir, ağaç, cam, taş, mermer, toprak gibi bir çok cisim eşya, alet ve malzeme doğal maddelerden yapılır.

Günlük yaşantımızda birçok doğal madde kullanırız.

YAPAY MADDELER 

Doğal olmayan yollardan elde edilen maddelere yapay maddeler denir. Yapay maddeler doğadan oluşturulmuş maddelerdir. Plastik, naylon, telefon, yapay gübre, yapay ipek, yapay şeker gibi günlük yaşantımızda kullandığımız doğal olmayan sayısız madde, cisim, eşya, malzeme ve alet vardır.

2-DOĞA OLAYLARININ MADDELERE ETKİSİ  

Yer yüzünün şekli milyonlarca yıldan beri çeşitli doğa olayları nedeniyle sürekli değişmektedir. Dış etkiler dediğimiz yağmurlar , rüzgarlar, akar sular ve buzlanma gibi doğa olayları yer kabuğunu parçalamış, aşındırmış, değişmesine neden olmuştur.

AKARSULARIN ETKİSİ
Yer yüzünün değişmesine etki eden kuvvetlerin en önemlisi akar sulardır. Akar sular yağmur yada eriyen kar sularının yerine eyimine uygun olarak akmasıyla oluşurlar.
Akar sular yer çekimine uygun olarak akarken geçdikleri yerlerdeki kayaları aşındırır ve parçalar. Kayalarda koparılan bu parçalar ve kumlar denizlere doğru sürüklenirken çarptıkları kayaçları aşındırırlar. Sel suları yamaçlardan hızla akarken verimli toprakları aşındırır, sürükler.
Toprağın verimli bölümünü yok eder. Bu olaya erozyon denir. Akar sular bazı bölgelerde yumuşak kayalar aşındırarak peri bacaları denilen oluşuma neden olurlar. Yurdumuzdaki Kapadokya bölgesinde bu tür oluşmalar vardır.

RÜZGARIN ETKİSİ

Rüzgarda yeryüzünün değişmesine neden olan etkenlerdir. Şiddetli rüzgarların savurduğu kum, toprak gibi maddelerin doğal yapı üzerinde aşındırma etkisi vardır. Yeryüzündeki birçok değişim bu şekilde oluşmuştur. Ayrıca rüzgar torağın verimli bölümünü aşındırarak erozyona neden olur.
Rüzgar yer kabuğundaki değişmelere neden olduğu gibi tarihi yapıların da aşınmasında önemli bir rol oynar. Yeryüzündeki birçok yapı bu nedenle yok olmuştur.

BUZLANMA ETKİSİ

Kayaçlar doğal etkiler sonucu çatlarlar. Soğuk mevsimlerde bu çatlakların arasına giren yağmur suları donar. Donan sular gençleştikleri için kayaların parçalanmasına neden olurlar. Bu durum süreklilik gösterdiği için kayaçlar zaman içinde parçalanıp, ufalanırlar. Buzlanmanın etkisi soğuk iklime sahip yerlerde daha çok görülür.
Ayrıca kayaçların arasına giren ve orada büyüyüp gelişen bitki kökleri de parçalanmalarına neden olurlar.

SICAKLIK DEĞİŞİMLERİ

Gece ve gündüz arasındaki farklı maddeler üzerinde etkili olur. Gündüz ısınarak gelişen, gece soğuyarak büzülen kayalar zaman içinde parçalanır, ufalanırlar.

E- MADDENİN ISI ETKİSİYLE DEĞİŞİMİ

1 – ISINMA ve SOĞUMA
Maddelere ısı verdiğimiz zaman sıcaklığı artar. Buna karşılık ısı kaybeden maddelerin sıcaklığı düşer, soğur.
Isı ve sıcaklık farklı kavramlardır. Isı bir enerji türüdür. Sıcaklık termometreyle ölçülen bir değerdir. Isı ise kalorimetre kabıyla ölçülür. Isı, maddeleri çeşitli yönlerden etkiler. Isınan maddeler genleşir. Soğuyan maddeler büzülür. Yani ısı maddelerin hacmini değiştirir.

SICAKLIĞIN ÖLÇÜLMESİ

Bir maddenin sıcaklığını elimizle dokunarak anlayabiliriz ama ölçemeyiz. Bir maddenin sıcak, soğuk yada ılık oluşu duruma ve kişiye göre değişebilir. Bunu şöyle anlayabiliriz. Birinde soğuk, birinde sıcak, birinde ılık su olan üç kap alalım elimizin birini sıcak diğerini soğuk su olan kapta tutalım. Sonra her iki elimizi de ılık suya daldıralım. Ilık su sıcak sudan elimize soğuk, soğuk sudan çıkan elimize sıcak gelecektir.

Sıcaklık termometre ile ölçülür. Termometreler, ısınan maddelerin genleşmesi soğuyan maddelerin büzüşmesi ilkesine göre çalışırlar. Alkollü, civalı, dijital ve metal termometreler vardır. Sıvı termometrelerin içinde bulunan sıvı, sıcaklık yükseldikçe sıcaklık genleşir ve ince boruda yükselir. Soğuduğu zaman ise bunun tam tersi gerçekleşir ve sıvı ince borudan aşağı doğru iner. Termometrenin üzerinde bulunan çizgilerden ve sayılardan yaralanarak sıcaklıkları anlayabiliriz.

Termometreler çeşitli şekillerde derecelendirilirler. Yurdumuzda ve birçok ülkelerde celsius ( selsiyus ) derecesi kullanılır. Celsius derecesi ‘C sembolü ile gösterilir.

Termometrede görülen 25’C “ yirmi beş derece selsiyus “ olarak ifade edilir.

Sıvılı termometrelerin oda termometresi hasta termometresi, laboratuar termometresi gibi çeşitleri vardır. Bu termometre sıvı olarak alkol yada civa kullanılır.

Metal termometreler sıvı termometrelerin kullanılamadığı yüksek sıcaklıktaki yerlerde kullanılır.

 2- HAL DEĞİŞİMİ

Maddeler ısı etkisi ile hal değiştirebilirler. Su yeterince soğuduğunda donar, buz halini alır. Buz suyun katı halidir. Çeşmeden akan su, dereler, göller ve denizler suyun sıvı haline örnektir. Kaynamakta olan çaydanlıktan çıkan su buhar ise suyun gaz halidir.
Dondurma ve çikolata sıcağın etkisi ile erimeye başlar.

Erime ve Donma :
Katı bir maddenin sıvı ısı alarak sıvı hale gelmesine erime denir. Sıvı bir maddenin ısı kaybederek katı hale gelmesine donma denir.
Erime ve donma birbirinin tersidir. Katı haldeki çikolatayı ısı etkisi ile eritip kalıplara döktüğümüzde çikolata ısı kaybeder. Donar ve tekrar katı hale gelir.

Buharlaşma ve Yoğuşma :
Sıvı bir maddenin ısı etkisiyle gaz haline gelmesine buharlaşma denir. Çaydanlıkta kaynayan sudan çıkan buhar suyun gaz haline iyi bir örnektir.
Gaz halindeki bir maddenin ısı kaybederek tekrar sıvı hale gelmesine ise yoğuşma denir. Çaydanlıktan çıkan su buharına soğuk tencere kapağını tuttuğumuzda su buharı tencere buharında ısı kaybeder ve su damlacıkları oluşur.

Doğada Su Döngüsü
Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir. Bunun nedeni suyun halden hale geçmesidir.
Güneşin etkisiyle buharlaşan sular gök yüzünde bulutları oluşturur. Bulutlar çok küçük su damlacıklarından oluşur. Soğuk bir hava tabakasına rastlayınca ısı kaybettikleri için bulutlardan yoğuşma çoğalır. Yoğuşmayla ağırlaşan su damlacıkları yer yüzüne doğru düşmeye başlar. Buna yağmur denir. Bazen soğuk hava tabakası buluttaki su damlacıklarını doldurur. Bu durum kar yağmasına neden olur. Dolu ise yağmur damlalarının daha soğuk bir hava tabakasına rastlayarak donması sonucu oluşur. Yeryüzüne yağışlarla tekrar dönen su yine Güneşin etkisiyle buharlaşarak gökyüzüne yükselir. Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.

3- BOZULMA
Doğada bazı katı maddeler ısı etkisiyle sıvı hale geçebilirken, bazı maddeler geçemezler. Örneğin şeker, tuz, un gibi maddeler ısıtıldığında farklı bir maddeye dönüşür. Bu olaya bozunma denir. Bir tüp içine koyduğumuz şeker ispirto ocağında ısıttığımızda bozulma olayını gözlemleyebiliriz.

F-MADDELER DOĞADA KARIŞIK HALDEDİR

Çevremizde çeşitli amaçlarla kullanılan sayısız madde vardır. Çevremizdeki bu maddelerin bir kısmı saf, bir kısmıda karşım halindedir.

Saf Maddeler
Çevremizdeki bazı maddeler saf durumundadır. İçlerinde kendinden başka madde bulunmayan maddelere saf maddeler denir. Şeker, tuz, cam, altın, alüminyum gibi maddeler saf maddelerdir.
Karışımlar

Çevremizdeki bir çok madde karışımlar halindedir. Birden çok saf maddelerin kendi özelliklerini kaybetmeden bir araya gelmesiyle oluşan maddelere karışım denir. Toprak, şekerli su, limonata, ayran, ekmek, süt, reçel, bal, hava, deniz suyu, harç karışımdır.

Çözeltiler
Katı sıvı yada gaz bir maddenin bir sıvı içerisinde dağılması sonucu oluşan saydam sıvı karışımlarına çözelti denir. Şekerli ve tuzlu su, maden suyu, gazlı içecekler, deniz suyu çözeltilere örnektir. Şeker, tuz gibi maddeler suda erimezler, çözünürler

G-KARIŞIMLAR AYRILABİLİR Mİ ?

Karışımları eleme, süzme, yüzdürme, dinlendirme, mıknatısla ayırma, buharlaştırma ve damıtma yöntemleriyle ayırabiliriz.

Eleme
Değişik irilikteki katı taneciklerden oluşan karışımları birbirinden ayırmak için eleme yöntemi kullanılır. Çakıl-kum, kepek-un, kömür-kömür tozu bu yöntemle birbirlerinden ayrılır.

Süzme
Katı taneciklerle karışmış sıvı maddeler süzme yöntemiyle birbirinden ayrılır. Yıkanmış pirinci haşlanmış makarnayı içinden yaprak tanecikleri olan çayı süzdürme yöntemiyle birbirinden ayırabiliriz. Ayrıca içme ve kullanma sularındaki katı taneciklerde süzülerek temizlenir.

Yüzdürme
Birbiriyle karışmış olan tanecikler yüzdürme yöntemiyle ayrılabilir. Samanla karışmış buğday, sapla karışmış mercimek, toprakla karışmış ıspanak bu şekilde birbirinden ayrılır.

Dinlendirme
Bir sıvı ve içine dağılmış katı tanecikleri dibe çöktürülerek birbirinden ayrılması, dinlendirme yöntemiyle yapılır. Bir bardağın içine bir miktar su koyup karıştırdığımızda bulanık bir karışım elde ederiz. Karışım bir süre beklettiğimizde toprağın dibe çöktüğünü saydam suyun üstte kaldığını görürüz.
Kentlerde kullanılan suların bir kısmı gölgelerden ve akarsulardan elde edilir. Taş ve toprakla karışmış durumdaki bu sular önce dinlendirme havuzlarına alınarak taş ve toprağın dibe çökmesi sağlanır.

Mıknatısla Ayırtma
Demir gibi mıknatısın çektiği maddelerle karışmış başka maddeleri ayırmada mıknatıs kullanılır. Çöplerden demir türü maddeler mıknatısla ayrılır. Demir tozuyla karışmış toz şeker karışımını mıknatısla ayırabiliriz.

Buharlaşma
Bir sıvı madde ile karışmış başka bir maddeyi birbirinden ayırmak yada karışımı koyu bir kıvama getirmek için kullanılan bir yöntemdir.
Süt tozu sütteki suyun; deniz tuzu, özel havuzlara alınan deniz suyunun buharlaştırılmasıyla elde edilir. Salça, reçel, pestil, pekmez, marmelat yapılırkende buharlaşma yöntemi kullanılır.

Damıtma
Birbiriyle karışmış sıvıların ayrılmasında damıtma yöntemi kullanılır. Karışan maddelerin kaynama noktalarının farklı olmasından yararlanılır. Farklı kaynama noktasına sahip iki sıvıdan kaynama noktası düşük olan sıvı daha buharlaşmaya başlar ve ayrı bir kapta toplanarak yoğunlaştırılır. Böylece iki sıvı ayrılmış olur.
Rafinelerde petrol damıtılarak petrol gazı, benzin, gaz yağı, motorin, fuel oil, makine yağları ve asvalt elde edilir.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile